kaybedin

9/4/2008 - derinlemesine... boylamasına.. zorlamasına ve sonlamasına

şimdi nerdeyim diye

haber alamayan dostlarım vardır

bekleyenlerim vardır şehirlerde

 

oysa küçük bir köy kırıntısı bulmuşumdur kendime

kimse bilmez.. kimsenin bilmesini istemez yine kimseler..

rıhtım çok uzaklarda.. entarili kadınlar donsuz veletlerini

çok uzaklarda şamarlıyorlar...

oysa çay taze.. bazı günler tarlalardan kan domatesler

düşüveriyor.... dallar boş değil hep bir cıvıltı

diyorum ya küçük bir köy.. büyücek kuşları olacak değil ya..

 

sabah .. sessizliği.. ve sensizliği birbiri üstüne yığılan taşların

kargaşası kaplıyor... yarış ediyorlar.. yumurtaya koşan spermler gibi..

öğleyi anlamıyorsun .. bazen herşey öyle hızlı ki...

ama akşamları taşların yorgun iniltileri kesilince...

ve çay her deminde olmadığı kadar güzelliğiyle

gün batımına koşuveriyoruz.. taşlarla birlikte..

 

sessizlik ...

şimdi biliyorum bir sürü kırpençe

uzun kuyruk bir sürü motorlu kağnıya vurulmuş...

taştan yapılmış yollarda....

sessizlik..

 

 

seviyorum be..

yorulmayı da..

yormayı da.

 

 

 

 

 

 

 

 

kral

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

19/9/2007 - kalem burnumun ucunda...

 

 

 

 

kalem burnumun ucunda...
gece ansızın geliyor..
yakalayıp tırmanmak gerekiyor...
aksi dakikalar.. bizi unutup bırakıp gidiyor...

her gün ayrı bir yatakta yatıyorum..
bir yastığım var.. benimle..
hani şu battaniyesiyle gezen çizgi kahraman gibi...biraz mahmur..

kuşluk vakti ayaz bile kırgın
keskin bir havayı özlemişim..
bir de dostlarımı...

klimalı koca bir salonda oturup
askerlik yapmak..
hiç de hayal ettiğim bir şey değildi..
her öğün  tatlı ve meyve seçeneklerim olacağı..
ve daha önemlisi kumaş pantalon ve gömlekle

askerlik yapacağım aklımın ucundan geçmezdi..

şimdilik özlem dışında
sorunum yok sayılır...


ne demiş üstad...

ölüm Allah'ın emri
ayrılık olmasaydı..

 

 

 

Alp

 

 

 

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/8/2007 - evlen benimlee

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

evlen benimle!

 

 

 

 

 

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/8/2007 - asker yolu

 

 

 

 

bir daha ne zaman yazarım..

ne zaman dönerim bilmiyorum..

uzunca bir zaman yokum...

gel teskeree..

askerlik yolu belli oldu..

gittiğim yerden de yazarım,  yazabilirim inşallah...

tek özgürlüğüm bu olsa ne güzel olur...

 

neyse.. umarım dönerim sağ sağlim...

 

 

 

kendinize iyi bakın

 

 

 

 

 

 

 

 

kral

 

 

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/7/2007 - biri kurşun sıkacak

 

 

 

 

biri kurşun sıkacak
tüm umudum bu'dur
"kara tahtada yazılı
kırık tebeşir türküsü"
kimse anlamaz
ve bilmez... neden kötü
biter çoğu aşk öyküsü..

biri kurşun sıkacak
kana kana içeceğim
suyunu..
ardından
yaşanmış bir aşk
masalını yazar gibi
duvarlara adını işeğeceğim..

biri bir kurşun sıkacak
tüm umudum bu
bir yerimden kan akacak
elimin tersiyle sileceğim..
ve son kez adını
söyleyip
bu diyardan göçeceğim...












alp

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/7/2007 - tekila

 

 

 

 

iki şat tekıla.. uzerıne bıra ve musık
tum ıhtıyacım olan ..
balkı de ertelenmıs

herseye bır mesgul tonu daha

 

 

 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/7/2007 - eski günler...

 

 

 

 

aynı anda
hem müzik dinleyip ..
hem film seyretmek..
hem de kitap okumak
istiyorum...
bir de arada
yazı yazmak istiyorum...
bunların hepsini aynı anda yapmak
istiyorum...

eskiden
finallere çalışırken
o kadar ezber yapardım ki...
ders çalışırken müzik de dinlerdim..
ve yattığım zamanlar
beynimin içinde müzik çalardı...
susturamazdım onu...
delirtirdi beni..
bende hangi şarkı öalıyorsa onu mırıldanırdım...

tabii bu arada
o şarkıyı
dinlerken ezberlediklerimi de
tekrarlardım...

ne günlerdi ama..






alp

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/7/2007 - Bir İstanbul Aşkı

 

 

bir kuru kız..

elinde sarı şemsiye

sırılsıklam

İstanbul..

 

 

Bir deli aşık

ruhu yalın..

acı.. özlem dolu...

İstanbul..

 

bir yorgun  Reis

takası balık

yuvası nefes kokan

aç.. susuz..

İstanbul..

 

bir gonca gül

yaprağı damla suya hasret

bakir..

İstanbul..

 

 

bir kucak ana

yavrusu gurbet

torunu hasret içen

seferi

İstanbul..

 

bir anadolu çocuğu

namusu bol kepçe

bileği sağlam, yüreği

kadını zindan

karanlık..

kadın

İstanbul..

 

bir yavru kedi

anası mağlup zavallı

babası galip cani..

ağlak

İstanbul..

 

bir araba boş sokak

yeşil ahşap mis kokulu

çoluk çocuk fıkır fıkır

kışın yenen karpuz gibisin

tadın yok.. tuzun yok..

losyonun çöp

sokakta pis.. sarhoş

İstanbul..

 

bir unutulmuş isim

tabelası toz.. yolları kar..

İstanbul...

 

Bir bırakılmış insan

adı kağıtlarda

sırtını toprak almış

onu çizecek ne ressamı

ne de anacak yazarı kalmış

garip

İstanbul...

 

hani adına yazılan şiirleri

çiçeklerle süsleyen

aşkların....

neredeler..

 

 

Sevgilim

nerdesin..

 

bir gece gel...

dolunaydım...

yarim

İstanbul...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Alp

Manisa Tarzanı

 

 

1997 Nisan

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/7/2007 - Ehliyetli kadın....

 

 

 

 

 

arabama bir bayanın arkadan
çarptığını duymadan önce
bir film almış.. koltuğumu ayalamış...
pipomu yakıp.. kahvemi de yapmıştım..
sakince filmin ortalarına gelmekteydim..
duyunca koşup gittim..
şimdi
yine o sakin odama geri döndüm..
hanım efendi ışıkları görmemiş..
neyse canım..
kahveme ve filmime kaldığım yerden devam ettim.... Yahudi soykırımı ile alakalı
klasik bir film... biraz tecavüz..
biraz ölüm.. gözyaşı.. ayrılıklar...
bir kaç yahudiyi kurtaran Alman askeri...

film bittikten sonra yaptığım kahveden
bir yudum aldım...
üniversitedeki ev arkadaşlarım
geldi aklıma.. masamın üzeri soğuk kahve fincanı ile dolardı... yarısı içilmemiş
dünya tatlısı fincanlar....

Filmin ardından Brayn Ferry..
iyi geldi..
bir yandan dans edip diğer yandan
pipo içiyorum...
Almanların başarısızlığını kutluyorum...
çok Yahudi tanıdığım var..
hani derler ya korkak Yahudi diye
aslında böyle bir şey yok...
hani şey gibi.. barbar Türk gibi..

Her gittikleri yere
barışı götüren Amerikalı'lar gibi...

 

 

 

 

 

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

9/7/2007 - Eşsiz Kadınım..

 

 

 

 

Eşsiz Kadınım,

 

 

 

Sabahı adımla
karşıladığını söylüyorsun..
Benim gecemi adınla geçirmemden,
sana kilometrelerce koşmamdan kaynaklanıyor
olabilir mi... ya da tam tersidir..

sen varsın.. tüm ruhum bunu fısıdıyor.. 

 

bir kaç saat sonra
Ayvalık' a yol alacağım...
Bu yaz uzun yollarda geçecek ömrüm..
şehirler akıl almaz hızla altımdan akıp geçiyor.Bursa'da.. Körfez'de.. İzmit'te.. Zonguldak'ta..Akçakoca'da..Balıkesir'de..Çanakkale'de.. yolum düşen her şehirde pipomun çikolatalı dumanı geziniyor... bazen yol kenarında durup birşeyler yazıyorum..Yemek yemeği unutuyorum yol boyunca.. ama yazmak .. tam bir bağımlılık sanırım...
Sıcaktan bunaldığını, terlediğini anlatıyordun bana... benim burada rüzgardan ve serinden sana bahsedecek olmam beni kahrediyor...
senin orada sıkıntı içinde olman.. ve konuştuğumuz diğer konular..
senin yaşadığın zorlukları paylaşamamak acılar en büyüğü...
Radyoda latin Amerika şarkıları çalıyor..
Rüzgar beni Arjantin' e savuruyor..
Yarı karanlık bir bar sokağının loşluğunda
tango yapıyoruz seninle..
Şarkı kesildiğinde kollarım boş kalıyor..
sanki sen hiç olmamışsın.. hiç varolmamışsın
olamayacakmışsın gibi.. karşımda
zümrütten yakuttan bir heykel gibi dikiliyorsun.. sana hayranlıkla bakarken
dokunuyorum.. Dokunduğum an ellerimi kaybediyorum... Haykırıyorum... Acım: sana bir daha dokunamayacak olmam ...
ama sen kırıyorsun yalancı alçılarını ... eklemlerindeki taşlar çatlayıp yerlere dökülüyorlar.. uzanıp bana dokunuyorsun..
Tutuyor.. sarıp kavrıyorsun beni..
taştan .. kırılmaz ellerim oluveriyor..
Gülüyorsun.. hayretim karşısında..
tatlı tebessümün
ruhumu okşuyor..
bir gece ansızın
kapım çalıyor.... açıyorum..
ip boynumda...
sandalye kolumda..
kollarını açıp sana geldim , diyorsun..
ellerini gösteriyorsun.. bak diyorsun ..
uff oldu..
içim titriyor... 
ellerimin için kayboluyor, minik ellerin taş duvarlarımız yıkılıyor...

"kavuşmak.... dileğiyle"

 

 

 


Ruhum senin...
Senin Alp'in.

Emine'm.

 

 

 

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

."Her şeyini kaybettiysen yeniden başlamak için bir sebebin doğmuş demektir." Ve bir doğum varsa.. bir de ana rahminden uzaklaşma vardır. İnsanın kaybedişi böyle başlar... Ana rahmini kaybedersin.. İlk nefesle ciğerlerinin bekaretini kaybedersin.. ve hayat...................

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Kategori yok

Arkadaşlarım

serpico
suesuz
Tici
tanterosa
mineninyeri
birdeliningunlugu
HandanGokcek2
sebnomme
prettygirl
mnemosyne
Kleopatra81
Icha
hera
calmevie
AR
ruhsuzbeden
sanatyeri
theredrabbitinwonderland
afacanakarcan
kleopatrushka
mavigolge
zuzulizc
girlhasnoname
ozgemert
umutsertan
SuCCuBuSS
berfinhazal
eroman
sonsuzlukkervani
unintended
kiytirik
baymidye
minikmine
oxytocin
spontanvesaydam
arzumeyp
siyyah
hanim
ismailaslan84
MAMAK
pinarca
ccansu8
dilaya
yeniedebiyat
SariYazma
kastamonunet
AlsahBloklariIndexi
alsah
cideli
sevtaptekeli
sokakveduvar
genocide
aysunsay
zerdustoloji
welekrock
gizlisiyah
maviiyelken
yagmurlagelen
wolkanrock
efsunubozuk
cagdascetinkaya
depresifprenses
qronikcapLonbaa
uyuyanquzel
zuzum
miKroBuZz
eglenceveyasam
kiyikoycadircilari
basakbeser
aybikemmm
yuxexesss
passions00
sahildekibank
jamaisvu
gezenti
kayipdusler
birikedimi7
esmaacaner
yagmurtuana
janerubyrose
psiqoLady
RosieSairalinde
ciiyuww
muratsahin123
dilsizmutercim
yosunrosa
kenanyucel
sudemle3
mehmetorhandurdu
dharmasirana
enciyadaenci
youthanasia